Asrın Hatice’lerine Selam Olsun

Yazar - 27.04.2016
vav

Asrın Hatice’lerine Selam Olsun

Cennet kadınlarının en hayırlı olanlarından birisidir Hz. Hatice annemiz. Efendiler Efendisi (s.a.v) onu böyle tanımlamıştı.

Dahası adı gibi İslama ilk uyanan insandı ve ilk mümineydi.

Cahiliye döneminde yaşamasına rağmen şeref, haysiyet, iffet dolu bir hayatı vardı. Halbuki dünyevi her türlü isteğini yerine getirebilmesi için tüm maddî imkana sahipti. Çok zengindi.

 

Fakat O, tercihini paradan, makamdan, rahattan yana değil; fazilet ve ahlakın en güzeline sahip olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v) zevce olmaktan yana kullanmıştı.

Dillere destan olan zenginliğini, malını, mülkünü Rabbinin yolunda harcayan mübarek eş, vefat edeceği zaman fakir bir hayatın sahibesiydi.

Hz. Hatice annemiz ömrü boyunca bütün servetini Hz. Resulullah’ın gittiği yola vakfetmiş ve onun yüce hedefi için malı mülkü neyi varsa feda etmişti.

Aradan 14 asır geçti ama bu yaşananlar sadece sahabe kitaplarında yazılı kalmadı.

Yaşadığımız asırda da Hz. Hatice gibi İslamın derdini sırtlayan yüz binlerce hanım var. Gecelerini gündüzlerine katıp sırf hayırlı nesiller yetişsin diye talebelere bir burs çıkarabilmek için çalışan hanımlar..

Adını ilk defa duyduğu fakir bir ülkenin çocukları sırf yatağa aç girmesin diye bayramda yediği etin fazlasını kendine haram sayan anneler… Ve sadece birkaçı değil hepsi doysun diye çevresindekileri de bu kurban kurbiyetine teşvik eden teyzeler…

İşte bu hanımlar kendilerine Hz. Hatice’nin o ummanlar gibi cömert yüreğini örnek alıyor.

Tek farkları belki zengin olmamaları. Fakat söz konusu infak olunca gece mantı yapıp gündüz kermeste satar, yine de o hayrın bereketinden vazgeçmezler.

Kardeşlik projesi kapsamında doğudan gelen öğrenciler olmuştu. Kiminin okula götürecek çantası yoktu; kiminin ise ayakkabısı…

Çocuğun okula terlikle gitmesine yüreği el vermedi Ayşe ablanın. Kendisine o gün almak istediği ikinci ayakkabıyı elinin tersiyle itip o yavrucağa bir çift ayakkabı almıştı.

Onu sevindirmiş; kendisi ise daha çok sevinmişti.

Çünkü onlar kendilerine;

“Döküp döküp saçacağız, kimin var ise nesi, Ancak böyle değerlenir bir ömür sermayesi, Koşuşmaktan kesilirse birimizin nefesi, Sırtımıza atar atmaz, Hizmete gideceğiz..”

dizelerini düstur edinmişlerdi.

İşte bunlar ve daha ismini bilmediğimiz fedakar annelerin Hz. Hatice’den ne farkı var? Onlar için yeter ki niyet Allah’ın (cc) rızası, gidilen yol Allah’ın (cc) yolu olsun; zaman ve mekan önemli mi?

“Mallarını Allah yolunda harcayıp da infaklarının ardından minnet etmeyenler, rahatsızlık vermeyenler yok mu, işte onların Rab’leri katında mükâfatları vardır. Onlara hiçbir endişe yoktur ve onlar asla üzülmeyeceklerdir” (2/262) buyuran Rabbimiz onlarla beraber…

Asrın Hatice’lerine selam olsun…

 

Nur Doğan

Yazar: Nur Doğan

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. Akademik kariyeri sürecinde bazı özel eğitim kurumlarında öğretmenlik de yapan Nur Doğan, evli ve ikiz kız çocuk annesi.