Çalışan Anne Sabahları Bebeğiyle Nasıl Ayrılmalı?

Yazar - 15.07.2016
çalışan-anne

Çalışan tüm anne ve babaların en büyük kaygısı, bebek doğduktan sonra kime ve nasıl bırakacaklarıdır. Sonra sorular uzar gider: Kaç aylıkken ya da kaç yaşındayken bırakalım? Bir bakıcıya mı yoksa aileden birine mi bırakalım? Bakıcıya güvenebilecek miyiz? Büyükannelerden birisi bakar mı?

Bakıcı işi hallolursa ve anne de çalışmaya başladıysa bundan sonra bebeğin duygu dünyasındaki değişiklikler endişelendirir anne-babayı. Hele her sabah işe giderken ayrılık seremonisi, anneyi şair yapacak kadar duygusallığa gömer.

Ancak anne ve baba bu durumda duygusallığı bir kenara bırakıp süreci çok iyi yönetmeli. Zira her bir gün bebeğin ileriye dönük karakter gelişimini büyük oranda etkiler. Bazen küçük bir ihmal, çocuğun ruh dünyasında büyük tahribatlara yol açabilir.

Sabahları anne ve bebek ayrılırken, uygulanması gereken yöntemler var. Bu yöntemleri Uzman Pedagog Adem Güneş’le konuştuk. Adem Güneş, anne ve bebeğin güvenli bağlanmasını öne çıkaran bir uzman.

Annenin işe giderken de bebeğiyle ayrılış aşamasının temeline bu güveni koyuyor. Güneş’e göre annesine güvenle bağlanamadan ayrılan bir çocuk, mizacına göre tepki gösterir. Ya hırçın/agresif olur, ya yemek yemeyi reddeder, ya uykuya direnç gösterir ya da içine kapanır, sessiz olur. Güneş’e göre bu duygulardan en tehlikelisi içe kapanma.

Çocuk bakıcıya 6 haftada bırakılmalı

Adem Güneş, öncelikle çocuğun bırakılacağı kişiyle güvende olmasının önemine dikkat çekiyor. Sonra işe gidecek annenin, bebeğinden ayrılma süresini iki yaş öncesi ve iki yaş sonrası olarak ikiye ayırıyor.

Annesine güvenle bağlanan bebeğin bakıcıya bırakılırken 6 haftalık bir geçiş süreci olduğunu söylüyor. 6 haftalık süreci şöyle anlatıyor: “Öncelikle annenin bu süreç öncesi bebeğini güvenle kendine bağlamalı.

Bu tüm yaş dönemleri için geçerli. Bebeğin fiziksel ve duygusal ihtiyacı vardır. Çocuk anneden giderdiği fiziksel ve duygusal ihtiyaçları kademeli olarak evdeki kişiyle giderir.

Bu yüzden 6 hafta 2’şer hafta olmak üzere üçe ayrılır. İlk iki hafta, bakımı üstelenen kişi sadece annenin yanında fiziksel olarak orada olmalı. Çocukla ilgili yardımcı olmamalı. Her ihtiyacı anne gidermeli. Bu birinci güven aşamasıdır.

İkinci iki haftada, bakımı üstlenecek kişi bebeğin fiziksel ihtiyaçlarını gidermeli. Duygusal ihtiyaçları ise anne gidermeli. Mesela beraber uyuma, kucak, tensel temas anneyle devam etmeli. Yoksa bebekte kaygı artar.

Üçüncü ve son İkinci haftada ise anne mümkün olduğunca bir şeye karışmamalı sadece aralarda devreye girmeli. Bu dönemde bakıcıyla bebeğin tensel teması artmalı.

Fakat anne, bebek ve bakıcının yanında durmalı. Mesela uyuduktan ve uyandıktan sonra mutlaka anneyi görmeli. Çünkü bu son dönem tam anlamıyla güven kazanma dönemidir. Bu altı haftadan sonra anne işe başlamalı.”

Anne sabahları çocukla vedalaşmalı mı?

Çalışan annelerin en zorlandığı durumlardan biri de sabah bebeğinden ayrılıp işe gitmektir. Eğer bebek bir yaşlarındaysa daha anne giyinirken evden gideceğini anlar ve ağlamaya başlar.

Bebeğinin ağlamasını istemeyen anne ve babaysa çoğu zaman çocukları uykudayken veya bir şeye dalmışken habersiz evden çıkarlar.

Adem Güneş, bu davranışların çok yanlış olduğunu dile getiriyor ve ekliyor: “Çocuktan habersiz çıkmak duygusal yapılanmasında kaygıya sebep olur. Böyle olunca uyuma düzeni bozulur ve uykuya direnç gösterir. Çünkü anneyi kaybetme korkusu yaşar.

Öfkenin panzehiri güvendir

Çocukta zaman kavramı yoktur. Gözünü kapattığında anneyi kaybedeceğini düşünür. Bu çocuklarda güven kaybı gözlemliyoruz. Bu da hırçınlığı agresifliği arttırır. Tuvalet alışkanlığını kazanan çocuk tekrar bırakabilir. Anneye daha çok yapışır ve düşkünleşir.

Bu bağımlılığın başlangıcıdır. Çocuk anneyle güvenle bağlanmışsa babaya da yönelir. Anneyle güvenle bağlanmadıysa başkasına bağlanamaz. Çocuğa gidilmesi gerektiği yumuşak bir dille anlatılmalı ve ‘Saat şuraya geldiğinde ben geleceğim’ diye ayrılınırsa çocuktaki hakim duygu öfke olur.

Öfkenin panzehiri de güvendir. Söylendiği vakitte gelinirse anneden ayrılma ve yeniden bir araya gelme güveni oluşur. Böylelikle çocuk bir süre sonra öfke durumundan kurtulur sadece özlemle başbaşa kalır. Özlem ise oyalanabilecek ve bastırılabilecek bir duygudur. Bakıcı iyi vakit geçirirse bu özlem yenilir. Sonuçta minimum zarara uğramış olur.”

 

meydan

Yazar: Nevbahar

Samanyoluhaber.com Nevbahar Editör Grubu