Doğumu Kolaylaştıracak Dinî ve İlmî Öneriler

Yazar - 11.07.2016
bebek

Doğumun yaklaştığı günler ve doğum esnasında anne adayı, dinî ve ilmî bazı yöntemlerle bu sıkıntılı süreci rahatlıkla atlatabiliyor. Hurma yemek, bazı sûreleri okumak, derin soluk alıp vermek, su gibi enerji verici içecekler içmek, yürümek bunlardan sadece birkaçı.

Doğum, ka­dı­nın hem vücut hem de ru­hen ya­şa­dı­ğı ha­ya­tın­da­ki en önem­li de­ne­yim­. Bebeğinin ilk nefes sonrası ağlayışıyla annesini güldürdüğü tek andır. Ne var ki bu aşamaya gelene kadar anne, merak ve korku içerisindedir. “Acaba doğum nasıl geçecek?”, “Bebeğimi sapasağlam kucağıma alabilecek miyim?”… Anne adayı, kafasında bunlara benzer onlarca soruyla aylarca doğumu bekler.

Halbuki beklenen anın yaklaştığı günlerde uygulanabilecek bazı dinî ve ilmî yöntemlerle doğumunun daha rahat ve kolay geçmesi sağlanabilir.

Cenab-ı Hak, doğum öncesi ve esnasında kadın vücudunu fiziksel olarak doğuma hazır hale getiriyor. Aynı anda çok sayıda mekanizma ahenkli bir şekilde çalışıyor.

Ne kadar acı çekse de doğumun gerçekleşmesini sabırla beklemekten başka bir vazife düşmüyor anne adayına. Ne var ki zaten zor olan bu süreç, anne adayının gereğinden fazla korkmasıyla daha da güçleşiyor. “Hamileler, 9 ay boyunca korkunç doğum hikayeleri dinlemiş, ‘Karnına bastıracaklar, kesecekler, bebeğinin kalp atışları kötüleşebilir, kordona dolanabilir’ gibi olumsuz ifadelerle korkutulmuş, bir de üstüne üstlük ağrı çeker bir vaziyette doğumhaneye geliyorlar.” diyor görüştüğümüz tüm kadın-doğum uzmanları.

Tabii gergin ve korkan bir ruh da vücudun fiziksel olarak gerilmesine yol açıyor. Bu sebeple doğum rahat ve kolay geçmiyor. Korkuların doğumun önündeki en büyük engel olduğunu söyleyen Kadın ve Doğum Hastalıkları Uzmanı Yıldız Tanrıseven, kişinin bu histen ancak bir uzmandan bilgi alarak kurtulabileceğine dikkat çekiyor.

Doğuma giderken birçok yakına haber vermek ve onların dışarıda beklediklerini bilmek anne adayını strese sürükleyebiliyor. Bekleyen kişilerin sabırsızlıkları, sağlık personellerini doğumun evreleri esnasında rahatsız etmeleri, anne adayını ve doğum sürecini olumsuz etkiliyor. Bu sebeple doğuma mümkün olduğunca az ve anne adayını sakinleştirecek kişilerle gidilmeli.

Hurma, doğumu kolaylaştırıyor 

Dr. Yıldız Tanrıseven’e göre hurma yemek doğuma yardımcı oluyor. Özellikle hamileliğin 37. haftasından sonra günde 4-5 adet (bu sayı daha az veya fazla da olabilir) hurma tüketilebilir.

Hurma, içerisinde vitamin ve proteinin yanı sıra oksitosin hormonu bulunduruyor. Oksitosin, doğum öncesi rahmin kasılmasını, süt yapımını, doğum sonrası ise rahmin toparlanmasını sağlıyor.

Kur’an-ı Kerim’de de “Doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: ‘Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim.’ Altından (bir ses) ona seslendi: ‘Hüzne kapılma, Rabb’in senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır. Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin. Artık ye, iç, gözün aydın olsun…’” (Meryem Sûresi, 23-26) buyurularak Hz. Meryem’e doğum öncesi taze hurmalardan yemesi tavsiye ediliyor.

Gebelik sürecinde özellikle kol, bacak ve sırt kaslarını çalıştırmak anne adayını bedensel ve ruhsal olarak doğuma hazırlıyor. Ayrıca derin soluk alıp beklemek, nefes tutmak da ağrının daha az hissedilmesini sağlıyor.

Âyete’l-Kürsî, Felak, Nas okunabilir

Doğuma maddî olduğu kadar manevî olarak da hazırlanılmalı. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hadis-i şeriflerinde kadınlara, “Doğum yapacak hanımın sıhhat ve kolaylıkla doğumunu yapması niyetiyle, önce Âyete’l-Kürsî okunur, sonra Felâk ve Nâs sûreleri okunur.” tavsiyesinde bulunuyor.

Bunlardan sonra şu âyet okunabilir: “İnne rabbekümüllahüllezi halekas semavati vel erda fi sitteti eyyamin sümmesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlübühu hasisev veş şemse vel kamera ven nücume müsehharatim bi emrih ela lehül halku vel emr tebarakellahü rabbül alemin. (Şüphesiz ki Rabb’iniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’a istivâ eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah’tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O’na mahsustur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir!)” (A’raf, 7/54)

Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) kızı Fâtıma Validemiz’in doğumunda ona bu duayı okutuyor. Mübarek nesil Hz. Hasan ve Hüseyin efendilerimiz bu dualarla dünyaya geliyor.

Daha kolay bir doğum için…

Gebelik boyunca günlük 2-2,5 litre su tüketilmeli.

Doğum ağrıları başladıktan sonra su gibi enerji verici gıdalar tüketilmeli. Ancak sık sık mesane boşaltılmalı. Mesanenin ve bağırsakların boş olması doğumu kolaylaştırır.

Doğumun başlangıç aşamasında yürünmeli. Yürümek, kasların esnekliğini artırır.

Anne adayı, doğum esnasında olabildiğince dik durmaya çalışarak yerçekiminden faydalanmalı.

Erken sancı döneminde görülen kasılmalar sayılmamalı. Anne adayı, rutin işlerini yapıp dikkatini dağıtmaya çalışmalı. Ilık bir banyo yapıp, hafif bir şeyler atıştırıp, kasılmaların sıklaşmasını beklemeli. Daha sonra doktor ile irtibata geçilmeli.

Doğum yaklaştığında meme uçlarına masaj yapılabilir. Masaj, doğumu başlatan ve kasılmaları sağlayan oksitosin hormonunun salgılanmasını sağlar. Ilık bir havluyu göğsün üzerine örtün ve beş dakika kadar ılıklığın bedene yayılmasını hissedin. Daha sonra on dakika masaj yapın.

Yazar: Nevbahar

Samanyoluhaber.com Nevbahar Editör Grubu