Sezaryenden Sonra Normal Doğum Mümkün Mü?

Yazar - 01.07.2016
normal-dogum

Sezaryen olup da sonraki doğumunu normal yapmak isteyen annelerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Ancak bu hususta kafaları çok karışık. Acaba normal doğum mümkün mü?

Kadınların takip ettiği popüler bazı forum ve bloglara göz attığımızda çocuk bakımı, hamilelik ve doğum tartışılan konular arasında başı çekiyor. Özellikle de doğum meselesinde anneler, anılarını paylaştıktan sonra ileriki doğumları için birbirlerine danışıyor. Bu da genellikle sezaryen sonrası normal doğum yapılıp yapılamayacağına dair sorular oluyor. Lakin duyumlara dayalı kontrolsüz yayılan bilgiler sebebiyle bazıları korkuya kapılıyor, ikinci doğumlarında da sezaryeni tercih ediyor.

1980’lerinsonunda Amerika’da “Sezaryen en iyi doğum şeklidir” açıklaması yapıldı. Tabii bu görüş dalga dalga tüm dünyaya yayıldı. Haliyle doktorlar ve anne adayları bu durumdan etkilendi. Son birkaç yıla kadar da bu yöntem popülerliğini korudu. Ancak sezaryenin aksine normal doğumun daha sağlıklı olduğunun ispat edilmesiyle birlikte bu furya sona ermeye başladı.

ABD başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde normal doğumlar arttı. Ayrıca edinilen bilgi ve deneyimler sezaryenden sonra normal doğumun mümkün olduğunu binlerce kez ispatladı. Tutum değişikliği ülkemizde de görüldü. Sağlık Bakanlığı sezaryene sınırlandırmalar getirdi. Doktorlar, araştırmaları yakından takip etti. Aslında sezaryenden sonra normal doğum yeni ortaya çıkmadı. Ama ülkemizde yeni yeni konuşuluyor.

Günümüzde ciddi talep gören sezaryenden sonra normal doğum önceki yıllarda birçok doktor tarafından da tercih edilmiyordu. Anne ve bebek açısından oluşabilecek riskler sebebiyle hamileler, tekrar sezaryene yönlendiriliyordu. Ancak bu durum biraz olsa değişti. Normal doğum uygulamaları artmaya başladı.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Buyru’ya göre artışın en büyük sebebi sezaryendeki kesi şeklinin değişimi. Eski yıllarda rahme yapılan kesi dikti. Hal böyle olunca diğer gebeliklerde rahmin yırtılma olasılığı çok fazlaydı. Şimdi ise bu uygulama çok özel durumlar (bebeğin yan durması, bebeğin eşinin (plesanta) rahim ağzını kapatması vb) dışında yapılmıyor. Günümüzde rahim alt bölgesine yatay kesi yapılıyor. Bu kesi, sonraki doğumlar açısından daha güvenli. Rahmin yırtılma olasılığı yüzde 1’den daha az. Öte yandan kesi şeklindeki değişimin nedeni ise sezaryende kullanılan dikiş materyallerindeki değişiklikler ve yenilikler.

Ülkemizde sezaryanden sonra normal doğum yaygın değil

Sezaryen sonrası normal doğumu birçok ülke uyguluyor. Amerika’da yüzde 19,9, Norveç’te yüzde 5,7, İsveç’te yüzde 53 oranında olduğu biliniyor. İsveç’te birinci doğumunda sezaryeni tercih edenlerin yüzde 70’i ikinci bebeklerini normal doğumla dünyaya getiriyor. Sezaryenden sonra normal doğum diğer ülkelerdeki kadar yaygın değil fakat ülkemizde de bu hususta ara ara tebliğler yapılıyor. Kapsamlı olmamakla birlikte üniversitelerde yapılan çalışmalar da var.

Anne hangi şartları taşımalı?

Sezaryen olup da sonraki doğumunu normal yapmak isteyen annenin bazı şartları taşıması gerekiyor. Prof. Dr. Faruk Buyru’ya göre öncelikle kadının bu yöntemi istemesi gerekiyor. Önceki sezaryenin hangi nedenle ve nasıl yapıldığı araştırılmalı. Mesela daha önce kemik yapısı uygun olmadığı için sezaryenle doğum yapan birinin sonraki doğumlarında da aynı yöntem tercih edilir. Rahim şekil bozukluğu ya da rahmin yırtılması gibi bir durum olmamalı. Daha önceden yatay kesili en fazla iki sezaryen geçirmeli.

İlk doğum esnasında bebeğin sıkıntıya girmesi, ters gelmesi, doğumun ilerlememesi gibi durumlar sebebiyle yapılan sezaryen sonrasındakilerde normal doğum denenebilir. Çünkü bu problemler kalıtsal olmadığı için ikinci kez yaşanma ihtimali az.

Öte yandan ailelerin sezaryen sonrası verilen ameliyat notunu muhafaza etmesi veya bunun verilmesini talep etmesi çok önemli. Çünkü önceki sezaryende yatay kesi kararı verilerek başlanmış bir sezaryen çeşitli nedenlerle dikey kesiye dönüştürülmüş olabilir ve bu da ameliyat raporunda belirtilir. Böyle bir durumda normal doğumdan vazgeçmek gerekebilir.

Bazı durumlarda sezaryen sonrası normal doğum uygulaması riskli. Mesela iri bebek gibi normal doğumu zorlaştıracak etkenlerin varlığı, daha önce dikey kesik yapılması veya önce rahimin doğumda yırtılması. Daha önce çeşitli sebeplerle cerrahi işlemlerde rahime derin kesiler yapılması (miyom operasyonları vs.) da normal doğumu sakıncalı hale getiriyor.

Ayrıca doğumun uzaması, su kesesinin erken açılması ve 40 haftalık süre dolduğu halde doğumun başlamadığı durumlarda normal doğumda ısrar edilmemeli.

Her hastalık ve durumda olduğu gibi sezaryen sonrası normal doğum esnasında da bazı komplikasyonlar gelişebiliyor. En sık rastlanılan sıkıntı ise doğuramamak. Kadın çok istiyor, sağlık ekibi elinden geleni yapıyor ancak doğum gerçekleşmeyebiliyor. Bebeğin doğum kanalına girmesi lazım. Bu vücut tarafından yapılamamışsa ne kadar beklenirse beklensin normal doğum olmuyor.

Bir diğer sıkıntı da rahmin yırtılması. Ancak bu olasılık yüzde 1’den daha düşük. Üçüncü risk olarak da yırtılmaya bağlı iç kanama. Bu sebeple sezaryen sonrası normal doğum yapmayı düşünenler hastanenin koşullarına dikkat etmeli. Doğum yapılacak hastane veya poliklinikte anne ve bebek için yoğun bakım ünitesi bulunmalı. Acil bir sezaryen için ekip ve ameliyathane hazır bulunmalı.

Yazar: Nevbahar